Kadir gecesi ne zaman

Kadir gecesi ne zaman

 

Rahmetlerle ve bereketlerle dolu olan Ramazan ayı Altı Mayıs’ta başladı. Tüm İslam alemi, Ramazan ayının son 3 gününde yer alan Kadir gecesini bekliyor. Bu yıl Ramazan ayının içinde bulunan Kadir gecesi, 31.5.2019 Cuma gecesine denk gelmektedir. Müslümanlar Kadir gecesinde camilere giderek ibadetlerini yaparlar ve dua ederler, namazlarını kılarlar ve günahlarının af olması için Allah (C.C) tövbe ederler.

Kadir gecesi denilmesinin sebebini öğrenmek istiyorsan tıkla

 

Kadir Gecesinin Önemi Nedir ?

Kadir gecesini, Allah Teala”nın insanlığa Kur’an’ı kerimi kurtuluşu için ve  insanlığa çağrısı olarak  indirilmeye başlandığı gündür. Esenliklerin ve güvenliğin, doğruluğun her tarafa yayıldığı gündür. Arşu Alada gök sema kapılarının açıldığı gündür, İnsanların dualarının ve tövbelerinin kabul edildiği bir gecedir Kadir gecesi.

Kadir gecesi hangi gün olduğunu öğrenmek istiyorsan tıkla

Kadir gecesinde ; Allah Teala’ nın  bu gece müstakil bir sure indirdiği ve bu surede, 

A

* Kadir Gecesi bol bol Kur’an–ı Kerim okunmalıdır; Kur’an–ı Kerim okuyanlar dinlenmelidir; Camilerde ve uygun mekanlarda Kur’an ziyafetleri verilmelidir; Allah Teala’ya ve Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, o gece İnsanların İmanlarını dahada kuvvetlendirir.

  • Kadir Gecesi üzerinde namaz borcu olan kişiler nafile namazlarını kılmadan önce hiç değilse beş vakit kazaya kalmış namazlarını kılmaları daha faziletli ve makbuldür. Kaza namazı yoksa nafile namazını kılar

Süfyan-i Sevri: “Kadir gecesi namazdan sonra bol bol dua ve istiğfar etmek gerekir . Kur”an-ı Kerim’i okuyup sonrasında dua etmek daha güzeldir” demiştir (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313). Kadir gecesi ne zaman

Teheccüd namazı Yani gece Nasıl kılınır öğrenmek için tıkla

* Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e salat ü selamlar getirilmeli; 
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) ‘in şefaatini ümit edip, Onun ümmetinden olma şuuru tazelenmelidir.

* Bir Müslüman Tefekkürde bulunulmalıdır; “Ben kimim, neden yaratıldım, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah Teala’ nın benden istekleri nelerdir, neleri yapmalıyım, neleri yapmamalıyım” bu gibi konular başta olmak üzere ve kişinin hayati meselelerde derin derin düşüncelere girmeli. Kadir gecesi ne zaman

* Bol bol zikir etmeli , evrad ü ezkarda yani belli vakitlerde düzenli olarak Kur’an-ı kerim okumak, Peygamberimize salevat getirmek, zikir ve dualarda. bulunmak.

  • Kadir Gecesi küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; Anne baba ve büyüklerin küçüklerin gönülleri alınmalı; kederli olan yüzler güldürülmeli, üzgün olanların üzgünlükleri giderilmeli, yatakta hasta olanlar ziyaret edilmeli.
  • Kadir Gecesi günahlara içten samimi olarak bir daha yapmamak üzere tövbe edilmelidir, ve bol bol istiğfar edilmelidir; idrak edilen Kadir Gecesini son fırsat bilerek insan nedamet’te ve inabede bulunulmalıdır. Kadir gecesi ne zaman

Kandil geceleri ne zaman kutlanmaya başladı

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in zamanında kandil geceleri uygulaması yoktu. Peygamberimizden 3 asır sonra bazı çevrelerce kutlanmaya başlandı. Osmanlı döneminde Padişah ikinci Selimde başladı.

O zaman Minarelerde kandiller yakılarak Müslümanlara o gece Kandil gecesi olduğu duyurulurdu ve kutlanırdı. Bu sebeble ”Kandil” olarak İslam aleminde anılmaya başlamıştır.

llah Teala’ nın buyurduğu müstesna bir gecedir.

Gusül Abdesti Nasıl Alınır?

Gusül Abdesti Nasıl Alınır?

Gusletmek için bir kimse, gusül edeceği yere veya banyoya girmeden önce “Euzü” çeker ve sol ayağı ile gusül edeceği yere girer.

Ellerini yıkar sonra edep yerlerini sol eliyle suyla yıkar ve temizler.


“Euzü” çeker “Niyet ettim Allah’ım senin rızan için gusül abdesti almaya” diye niyet eder.

1.Sağ avucuyla ağzına üç kere su alır ve her sefer ağzını boğazına kadar gargara yapar ve yere boşaltır ağzındaki suyu. Oruçlu ise boğazına suyun kaçmamasına dikkat eder. Önce Elleri yıkar,

2. 3 kere burna su çeker ve temizler,

3 kere ağza su alır gargara eder ve boşaltır,

4. önce sağ kol dirseğe kadar yıkanır, sonra sol kolu dirseğe kadar yıkar,

5. Başa mes edilir sağ elle,

6. ellere su alınır ve sağ sol kulak etrafı ve içinin kenarları yıkanır,

7. Önce sağ ayak sonra sol ayak yıkanır,

8. Abdest aldıktan sonra önce başına 3 defa su dökülür , sonra 3 defa sağ omuza su dökülür, daha sonra da sol omuza 3 defa su dökülür . Ve vucutta İğne ucu kadar kuru yer kalmayacak şekilde vücudun her tarafını güzelce yıkar. Böylece gusül abdesti almış olunur. Gusül Abdesti Nasıl Alınır?

Boy Abdesti Nasıl Alınır ?

1 . Boy Abdesti almak isteyen bir kimse önce Euzu besmele çeker ve sol ayağı ile boy abdesti alacağı yere girer.

2 . Niyet etmek: “Niyet ettim Allah rızası için boy abdesti almaya ”

diye niyet eder.

3 . Önce edep yerlerini sol eliyle temizce yıkar. Ve ardından Ellerini bileklerine kadar yıkar.

4 . Önce sağ avucuyla ağzına üç kere ard arda su alır ve her defasında ağzının içini bol suyla boğazına kadar gargara yapar ve çalkalar. Eğer kişi Oruçlu ise gargara yaparken boğazına su kaçmamasına ve suyu yutmamasına dikkat eder.

5 . Sağ avucuyla suyu alır ve burnuna, genzine kadar gelecek şekilde üç defa ard arda su çeker, su çektikten sonra her defasında sol eliyle burnunu temizler. Bundan sonra tıpkı namaz abdesti gibi abdest alır.

6. Namaz Abdesti gibi Abdest aldıktan sonra önce başına üç defa su döker , Başına su döktükten sonra önce sağ omuza üç defa su döker daha sonra da sol omuza üçer defa su döker omuzlara su döktükten sonra tüm vücudunu kuru yer kalmayacak şekilde yıkar.

Vucuduna suyu her döküşünde vücudunu elleriyle her yerini iyice ovuşturur. Gusül Abdesti Nasıl Alınır?


Boy Abdestinde de bıyıklar, saç dipleri ve sakal dipleri suyun iyice işlemesi için ellerimizle ovuşturulur. Göbek boşluğu yıkanır, Kulaklardaki küpe delikleri dikkat edilerek suyla yıkanır. Böylece boy Abdesti almış olunur. Gusül Abdesti Nasıl Alınır?

İslam dininde temizlik son derece büyük ve önemli bir yer tutar. Bu nedenle , taharet-i kübra yani İslamda büyük temizlik durumunu ifade eden gusül abdesti veya boy abdesti İslam dini içerisinde en önemli konu başlıklarından biri olmuştur. Dinimiz İslam içerisinde bu denli çok mühim bir konu olan gusül abdesti veya boy abdesti de biz Müslümanlar tarafından düzenli ve sürekli olarak araştırılmaktadır.

Namaz kılmadan öncesi abdestimizi nasıl almamız gerekir? Müslümanlar için farz olan beş vakit namaz öncesi abdest alırlar. Ve Kur’an-ı Kerimi de yüzünden okurken abdestli olmak gerekir. 

Gusül Abdesti Nedir ?

Gusül Abdesti Nedir ?

Gusül abdesti neden alınır?

İslam dinine göre kişi cima ettiğinde yani cunup olduğunda gusül veya boy abdesti alması gerekir. Kişi Cunupluktan kurtulmak için İslam dininde erkeğinde, kadınında gusül veya boy abdesti almaları gerekir. Boy abdesti veya Gusül veya boy abdesti neden alınır? Gusül Abdesti Nedir ?


Gusül abdesti alınmasının nedenleri nelerdir?

1-Erkek ve kadın birlikte cinsel ilişkiye girdiğinde

2- Erkeklerin penisinden beyaz veya koyu şekilde sperm veya meni gelirse, ve kadınların cinsel uzvundan akıcı sarı meni şehvetle akıp çıkarsa kadında erkekte bu nedenle cünüp olur.

3-  Erkek veya kadın uyurken veya bir Erkek kadını, Kadında erkeği hayel  ederken ve Rüyada bir erkek kadınla cinsel ilişkiye girdiğini görürse ve  şehvetlenip uyandığında, erkeğin penisinden sperm yani meni akmış olduğunu gören erkek cünüp olur . Gusül Abdesti Nedir ?

Erkek veya kadın Rüyada cima yani ilişkide bulunduğunu görürler , fakat uykudan uyanınca sperm yani meni akmamışsa, sperm veya meni yoksa gusl etmeleri gerekmez. Bazı din alimleri kadının şehvetten dolayı menisi içeri aktığı için, ihtiyaten Gusul abdesti almaları  uygun olur demişlerdir.

Gusül veya boy abdesti demek bütün vücudun baştan ayağa kadar temiz su ile yıkanmasıdır.

Gusül Abdesti Nasıl Alınır?

Gusletmek için bir kimse, gusül edeceği yere veya banyoya girmeden önce “Euzü” çeker ve sol ayağı ile gusül edeceği yere girer.

Ellerini yıkar sonra edep yerlerini sol eliyle suyla yıkar ve temizler.


“Euzü” çeker “Niyet ettim Allah’ım senin rızan için gusül abdesti almaya” diye niyet eder.

1.Sağ avucuyla ağzına üç kere su alır ve her sefer ağzını boğazına kadar gargara yapar ve yere boşaltır ağzındaki suyu. Oruçlu ise boğazına suyun kaçmamasına dikkat eder. Önce Elleri yıkar,

2. 3 kere burna su çeker ve temizler,

3 kere ağza su alır gargara eder ve boşaltır,

4. önce sağ kol dirseğe kadar yıkanır, sonra sol kolu dirseğe kadar yıkar,

5. Başa mes edilir sağ elle,

6. ellere su alınır ve sağ sol kulak etrafı ve içinin kenarları yıkanır,

7. Önce sağ ayak sonra sol ayak yıkanır,

8. Abdest aldıktan sonra önce başına 3 defa su dökülür , sonra 3 defa sağ omuza su dökülür, daha sonra da sol omuza 3 defa su dökülür . Ve vucutta İğne ucu kadar kuru yer kalmayacak şekilde vücudun her tarafını güzelce yıkar. Böylece boy abdesti almış olunur. Gusül Abdesti Nedir ?

Oruçlu iken ağıran dişi çektirmek kişinin orucunu bozar mı?

Oruçlu iken ağıran dişi çektirmek kişinin orucunu bozar mı?


Oruçlu iken ağıran dişi çektirmek kişinin orucunu bozar mı? Dişi çektirirken arada gargara yaparken midenize su gitmemişse, veya Dişi çektirirken kan geldiğinde midenize kan gitmemişse orucunuz bozulmaz, ancak midenize su veya kan gitmişse bozulur. Böyle bir durum olursa bir gün kaza orucu tutulması gerekir.
Diş çekim esnasında uyuşsun diye iğne vurulması veya ilaç alınması durumunda oruca zarar verir. Böyle bir durum olursa sadece
bir gün kaza orucu tutulması gerekir.


Bazı din alimleri dolgu yaptırırken uyuşturucu iğne yapılmışsa bu oruca zarar vermez derler. Ama Bu günün şartlarında diş dokturları iftardan sonra müşteri kabul ettiğinden en doğrusu iftardan sonra dolgu yaptırmaktır.

İğne yaptırmak veya iğne ile kan vermek Orucu bozar mı?

İğne yaptırmak veya iğne ile kan vermek Orucu bozar mı?

İslam dininde genel kuralı ve kesin hüküm olarak:

hastanın veya bie kimsenin vücuduna direnç sağlamak için veya iyileşmesi için bir gıdayı veya ilacı vucudun her hangi bir yerine iğne veya serum yoluyla deri altına enjekte etmek orucu bozar.

İğne yaptırmak Orucu bozar mı?

İğne yaptıran kimsenin vücuduna bir sıvı ilave edilecekse orucu bozar.

İğneyi Vucudun her hangi bir yerine batırmakla oruç bozulmaz; İğnenin ilaç veya benzeri bir sıvıyı İğne yapılan kimsenin deri altına ilaç veya benzeri bir sıvıyı akıtması ile oruç bozulur.
Bu duruma maruz kalan kişinin iğne ile deri altına ilaç verildiyse o zaman o günün orucu tekrar kaza edilir. İğne yaptırmak veya iğne ile kan vermek Orucu bozar mı?

Kan vermek Orucu bozar mı?

Kan veren kişi şırınga ile vucudun her hangi bir yerinden kan verirse bu durumda oruç bozulmaz.

Bir kişinin Ağrısını kesmek için veya kişinin zorunlu olması gereken bir tedavi maksadıyla yapılan enjeksiyon veya deri altına iğne ile ilaç vermek , İmam Azam Ebu Hanifeye göre orucu bozar. Fakat, İmam Ebu Yusuf, İmam Muhammed ve diğer mezhep imamlarına göre bozmaz. İğne yaptırmak veya iğne ile kan vermek Orucu bozar mı?

Ramazan Orucuna ne zaman niyet edilir?

Ramazan Orucuna ne zaman niyet edilir?

İslam dininde niyet etmek, yapılacak ibadetlerin kabul olması için ön şartıdır. Niyet etmeden yapılan amelin ibadet değeri olmaz ve kabul edilmez. Niyeti etmenin asıl gerçekleştiği yer insanın kalbidir. Bu da yapılacak olan ibadete başlamak için ilk önce o ibadetin bilincinde olmakla yapılır ve gerçekleştirir. yapılacak ibadet için önce niyetin dil ile söylenmesi gerekir, kalben yapılan niyetin dışa vurulmasından ibaret olup,
yapılması dinen güzel olan şeydir . Buna göre her yapılan ibadetlerde olduğu gibi Ramazan orucunda da kalben oruç için niyet etmek yeterlidir. Ramazan Orucuna ne zaman niyet edilir?

Ramazan orucu ile günü belirlenmiş adak orucu ve nafile oruçlarda niyet etme zamanı, öğle namazına yaklaşık 1 saat kalana kadar niyet edilir. Bunun dışındaki oruçlarda yani, kefaret orucu, kaza orucu, ve adak oruçlarında günü belirlenmemiş ise “imsak”tan önce niyet edilmesi gerekir.

Hanife Mezhebine Göre:

Ramazan Ayında Oruca Ne Zaman Niyet Etmeliyiz?  

Ramazan Ayında tutulan orucun zaman ve süreleri Türkiyede Diyanet tarafından uzmanlara yaptırılarak belirlenir.
Ramazan ayında oruca niyet etmek için belirlenen zaman sahura kalktıktan sonra sahurla o gün kuşluk vaktine kadar oruca niyet edilmelidir.

Şafii Mezhebine Göre:

Ramazan Ayında Oruca Ne Zaman Niyet Etmeliyiz? 

Ramazan Ayında tutulan orucun zaman ve süreleri Türkiyede Diyanet tarafından uzmanlara yaptırılarak belirlenir. Şafii Mezhebine göre Ramazan orucuna niyet etmek imsak vakti girene kadar niyet edilir.Eğer Şafii mezhebine mensup biri imsaktan önce niyet etmeyi unutsa, niyet etmeyi unuttuğu için  o günün orucunu yine tutar fakat şafii mezhebine göre vaktinde niyet etmediği  için oruçlu sayılmadığı için o günün yerine kaza orucu tutar.

Hanife Mezhebine Göre / Şafii Mezhebine Göre

Ramazan ayında tutulamayan orucun yerine kazası , oruçların kazasına ve keffaret oruçlarına tutmak için niyet yatsı namazından sonra  imsak vakti girene kadar yapılır. İmsak vaktinden sonra yapılan niyet oruçun aslına uygun olmaz.

  Ve keffaret oruçlarına niyet ise, yatsı namazından sonra  imsak vakti girene kadar yapılır. İmsak vaktinden sonra yapılan niyetle oruçun aslına uygun olmaz.

Şafii Mezhebine Göre

Nafile oruçu tutan kişi için, kişi güneş batana kadar niyeti caiz olur. Yeter ki kişinin niyete kadar orucu bozacak birşey yapmasın.

Dilek ve istek duası Salat-ı Tefriciye

Dilek ve istek duası Salat-ı Tefriciye


fazileti ve sevabı çok fazla olan bu Salat-ı  Tefriciye duasının,  devamlı olarak bu salavatı Dua niyetine okuyan kimselerin, rızıkları bereketleri artar, gelecek olan belalardan  korur, Salat-ı  Tefriciye duasını sürekli tekrar eden kişinin istekleri kolay olacağı ümit edilmektedir. Bu
Salat-ı  Tefriciye duası her türlü kötülüğe, belaya karşı perde olacaktır.

Salat-ı  Tefriciye Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’e dua etmeyi ifade eder.
Salat-ı  Tefriciye duasında Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’e hem salat getiriliyor, hem de selam okunduğu için buna “selatü selam” denir. “
Salat-ı  Tefriciye ” ise, Allah Resulü Hz. Muhammed (sav) Efendimize sıkıntılardan kurtulmak için okunan ve farklı cümlelerden oluşan selatü selam demektir. Bu duanın başka bir adı da“Salat-i Nariyye” dir.

Bu Salat-ı  Tefriciye duası, 3,5,7,11,21 veya 41 kere okunabilir. İsteyen kişi
bu Salat-ı  Tefriciye duasını vaktine göre az veya çok okuyabilir. İsteyen
3,5,7,11,21 veya 41 kere okur.
Bu Salat-ı  Tefriciye duasının fazileti, ve sevabı buna göredir. Çok önemli işlerin gerçekleşmesi için bu Salat-ı  Tefriciye duasını (4444) defa okunur. Gelecek belalardan ve kazalardan olabilecek kötü hadiselerden korunmak ve kurtulmak için de (4444) defa okunur. Dilek ve istek duası Salat-ı Tefriciye

Arapca okunuşu:

اللهـم صل صلاة كاملة وسلم سلاماً تاماً على سيدنا محمد الذي تنحل به العقد وتنفرج به الكرب وتقضى به الحوائج وتنال به الرغائب وحسن الخواتم ويستسقى الغمام بوجهه الكريم وعلى آله وصحبه في كل لمحة ونفس بعدد كل معلوم لك.


Salatı Tefriciye Arapça Okunuşu:

Allahümme salli salaten kamileten ve sellim selamen tammen ala
seyyidina Muhammedinillezi tenhallü bihil’ükadü,

ve tenfericü bihil’kürabü,

ve tükda bihil’havaicü,

ve tünalü bihir’regaibü,

ve hüsnül’havatimi,

ve yüsteskal’ğamamü bivechihil’ kerimi,

ve ala alihi ve sahbihi fi külli lemhatin ve nefesin biaded-i külli ma’lumin lek.

Salatı Tefriciye Türkçe Anlamı:

Allah’ım !
Efendimiz Hz. Muhammed(sav)’ ın şanını yüce kıl.
O’ nun (Hz. Muhammed(sav)’ ın) üzerine kamil salatlar ve selamlar olsun.
Onunla (Hz. Muhammed (sav) ile çözülemeyen düğümler çözülür, müşküller, musibetler def edilir.
Onunla (Hz. Muhammed(sav) tüm sıkıntı, gam ve kederler giderilir.
Onunla (Hz. Muhammed(sav) ile her türlü ihtiyaçlar yerine getirilir.
Onunla (Hz. Muhammed(sav) dilek ve isteklere nail olunur.
O’ nun (Hz. Muhammed(sav) mübarek yüzü suyu hürmetine güzel ve hayırlı sonuçlara ulaştır.
Allah Teala’dan kuraklıkta yağmur, günahkar kullara rahmet et.
Allah’ım !
Hz. Muhammed (sav)’ın Al-i ve Eshabına malum olan dünyadaki bütün gözlerin açılıp kapanışı kadar, bütün ışıkların pırıltısı kadar, her kısa zamanda alınan ve verilen nefeslerin sayısınca salat ve selam olsun. Dilek ve istek duası Salat-ı Tefriciye

Hz. Nuh (as)’a inanmiyan kavmi

Hz. Nuh (as)’a inanmiyan kavmi

Hz. İdris (as) göğe çekildikten sonra insanlar Hz. İdris (as hayırla anmak ve hatıralarını yaşatmak için heykelini yaptılar
İman edenler, farz ibadetlerini yapıyor. bunun yanı sıra Hz. İdris (as) heykelinin etrafında, toplanıyor, Hz. İdris (as) nasihatlerini hatırlıyor ve gösterdiği doğru yoldan ayrılmamaya çalışıyorlardı.
Yüz yıllar geçtikçe yapılan bu hareketler, sonraki zamanlarda bu heykeller, yanlış sonuçlar vermeye başladı. Çünkü çok zaman geçmişti bu heykellerin dikiliş gayesini insanlar unutmuştu ve hatırlamayan, bilmeyen bu insanlar, zamanla bu heykellere tapmaya başladılar. Allah’ı terk edip puta tapınma böylece başlamış oluyordu. Artık insanlar Allah’a ibadetten uzaklaşmıştı, İnsanlar kendi elleriyle yaptıkları heykellere tapıyorlardı.

Hz. Nuh (as) 40 yaşında peygamber ol du


Allah Teala Hz. Nuh (as) 40 yaşında peygamber olarak görevlendirdi. Hz. Nuh (as) Mezopotamya’da İrak’ta Küfe şehrinin olduğu bölgede yaşıyordu. Hz. İdris (as)’ın torunuydu. Hz. Nuh (as) Peygamberlik görevini alınca önce halkı tek tek gizliden gizliye Allah Teala’ya ibadet etmeleri için davete başladı. Belli bir süre geçtikten sonra Hz. Nuh (as) kavmine Allah’ın emirlerini ve hak dine davetini açıktan açığa yapmaya başladı.
Hz. Nuh (as):
– Ey kavmim Allah Teala’ya ibadet edin. Allah birdir, Allah’dan başka ilahınız yoktur.
Hz. Nuh (as)’ın kavminden iyi yürekli, temiz ve güzel ahlaklı olanlar, Hz. Nuh (as)’ın bu davetine evet demişlerdi. Kavminden Hz. Nuh (as)’a inanların çoğunluğunu yoksul kimseler oluşturuyordu.
Hz. Nuh (as)’ın kavminden zengin kibirli zalim kötü huylu kişiler ise putperestlikte ve Allah’a ibadet etmemeye ısrar ediyorlardı, Nuh Aleyhisselam’a kavminin bu zalim insanları ağır hakaretlerde bulunuyorlardı.
Hz. Nuh (as)’ın kavminde ki bu putperestler, Hz. Nuh (as)’a inananların azda olsa yavaş yavaş artmaya başladığını görünce bu gidişata engel olmak için, Hz. Nuh (as)iman eden müminlere alay etmeye müminlere küçük düşürücü, kötü davranışlarda bulunmaya başladılar.
Hz. Nuh (as):
– Ben size, gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Yoksa Allah Teala sizi mahvedecek Allah Teala’nın azabından korkuyorum dedi.
Putperestler ise Hz. Nuh (as) şöyle karşılık veriyorlardı:
– Ey Nuh sen bize peygamber olduğunu söylüyorsun ve iddia ediyorsun. Ama ey Nuh sende bizim gibi bir insansın. Bir insan peygamber olamaz ki. Üstelik sana inanlar, aşağı tabakadan, fakir ve yoksul insanlar. Ey Nuh sen eğer davanda haklı olsan, bizim gibi zengin insanlarda, sana inanırdı ve tabi olurdu. Senin bizden üstün bir tarafın yok ki sana uyalım dediler.
Hz. Nuh (as):

– Benden önce gelen Peygamberler de, birer insan olduklarına göre, bende bir insanım dedi.
Hz. Nuh (as)’a inanmayan kavminde ki putperestler, başvurdukları bütün uğraşları, sonuçsuz kaldığını ve netice vermediğini görünce, sinsi taktiklere ve yalana başvurmayı da denediler.
– Ey Nuh sen yanındaki sana inanan bu fakirleri yanından kov ve uzaklaştır, biz üst seviyeden ve zengin olan insanlar hep birlikte sana itaat ederiz. Çünkü bizler zengin onlar fakir bu nedenle bir araya gelemeyiz dediler.
Hz. Nuh (as) onların bu teklifini geri çevirdi.
Hz. Nuh (as):

– Ben asla bana inananları asla kovamam. Allah Teala’ya inanan herkes birbirinin kardeşidir. Ey kavmim şunu iyi biliniz ki, bana inananların bir tekini bile sizlerin şu inançsız ve kötü durumunuza tercih ederim. Yoksa Yüce Allah Teala’ nın azabından beni kimse kurtaramaz.
Hz. Nuh (as)!ın bu sözleri üzerine Hz. Nuh (as)’a iman etmeyen putperestler iyice kızdılar. Hatta putperestler Hz. Nuh’u tehdit etmeye başladılar
Putperestler:
– Ey Nuh eğer bu davandan vazgeçmezsen, seni buralarda asla yaşatmayız dediler.
Putperestler sinsi ve alçakca planlarının başarısızlıkla sonuçlandığını görünce bu seferde müminlere işkence yapmaya ve zulm etmeye başladılar.

40 sene yağmur yağmadı

Bunun üzerine Allah Teala ceza olarak Hz. Nuh (as) ın kavmine kırk sene hiç yağmur yağdırmadı.

Bu kırk sene içinde bu putperestlerin bütün malları, mülkleri bitti, bağ ve bahçeleri kurudu, ve hayvanları telef oldu. Putperestler kendi canlarının derdine düştükleri için müminlerle uğraşmaz hale geldiler.
Hz. Nuh (as) putperestlerin 40 sene içinde bütün bu olanlardan ve yaşadıklarından bir ders aldıklarını ve bu durumdan ders alıp yola gelebileceklerini düşündü. Ve bu nedenle putperestleri yeniden Allah yoluna davet etti.
Hz. Nuh (as):

– Ey kavmim, başınıza bunca bela ve nusubetler geldi, bunca bela ve nusubetler, işlediğiniz bu günahlar ve kusurlarınız yüzündendir. Allah Tealaya
ibadet etmeyi birakıp, putlara tapmanız yüzünden, Yüce Allah sizleri cezalandırdı.

Putperestler bütün bu olanlardan ders almadilar imana gelmediler Nuh’a iman etmediler. Putperestler iyice azmışlardı, Hz. Nuh (as)’a çok ağır konuşmaya ve hakaret etmeye başladılar.
Putperestler:

– Ey Nuh yeter artık sabrımızı zorluyorsun ve taşırıyorsun bizi rahat birak ve bizi tehdit edip durma. Ey Nuh söylediklerin doğru ise, getir şu söylediğin belaları ve azabı dediler.
Hz. Nuh (as):

– Ey kavmim siz putpereslere gelecek azabı ben değil, bütün alemleri yaratan Allah Teala verir.
Hz. Nuh(as) tam 950 yıl kavminin Allah Teala’ya iman etmeleri için çabalayıp durmuştu. Artık Nuh(as)’ ın kavmi için yapabilecek fazla bir şeyi kalmamıştı. Azabı Nuh(as)’ ın kavmi istemişti.

Hz. Nuh (as) Allah Teala’ya Dua etti
































Hazreti Nuh Aleyhisselam Ve Tufan

Hazreti Nuh Aleyhisselam Ve Tufan

Tarih boyunca Hz. Adem (as) ile Hz. Muhammed (sav) arasında çok Peygamberler dünyaya geldi ve dünyadan ayrıldılar.

Hz. Nuh (as), Idris (as)’dan sonra gelen Peygamberdir. Nuh (as), İdris (A.S)’dan sonra gönderilen Peygamberlerin en büyükleri olan ve kendilerine «Ülü’l-Azm»( Allah’ın kendilerinden yerine getirilmesini istediği şeylerde kararlılık, sabır ve gayret gösteren peygamberler) denilen Altı Peygamberden ikincisidir. Hazreti Nuh Aleyhisselam Ve Tufan

Hz Nuh (as) Kur’an’ı Kerimde adı 43 defa geçer. Kur’an’ı Kerimde bir surenin adı Nuh Suresi’dir. Hz. Nuh (as) kavmini sapkınlıktan kurtarmak ve Allah Teala’ya iman etmelerini sağlamak istemiştir. Ama kavmi Hz. Nuh (as)  iman etmedi ve başarılı olamadı.

Hatta Hz. Nuh (as)’ın eşi ve bir çocuğu da ona iman etmedi. Allah Teala’nın emri ile bir gemi inşa eder ve yeryüzündeki bütün canlılardan biri dişi biri erkek olarak  bu gemiye alır.

Ve Dünya’da büyük bir tufan olmuştur, Hz. Nuh (as) inanmayan kavmi Allah Teala tarafından helak edilmiştir.

Nuh İbrahimi dinlerde (Musevilik, Hıristiyanlık, İslam ve Bahailik) ve Maniheizmde kendisinden söz edilen Tufan peygamberidir.

Kur’an-ı kerim’de ismi geçen peygamberlerden biri de İdris Aleyhisselamdır.

Kur’an-ı kerim’de ismi geçen peygamberlerden biri de İdris Aleyhisselamdır.

İdris Aleyhisselam :

İdris (as) Şit (as)’ ın torunlarındandır. Asıl adı Ahnuh veya Hanuh’tur. Kur’an-ı kerim’de ki ismi İdris diye bildirildi. İdris (as) peygamberlik, hikmet ve sultanlık verildiği için “Müselles bin-Ni’me” (kendisine üç nimet verilen peygamber) de denilmiştir.

İdris (as) babasının adı Yerd’dir, İdris (as) annesinin adı Berre veya Eşvet’tir. Mısır’da veya Babil’de Munif denilen yerde doğduğu rivayet edilmiştir. Kendisine 30 suhuf kitap verildi. Diri olarak göğe kaldırıldı.

Âdem (as) ve Şit (as)’dan sonra insanlar maddeten ve manen tamamen bozuldular. İdris (as), içinde yaşamış olduğu topluluğu, Kabil’in soyundan olan bu topluluğa peygamber olarak gönderildi.

Kabil’in soyundan olan bu topluluk her türlü isyan, kötülük ve günahın işlendiğinden İdris (as) Allah’ü teala’nın emir ve yasaklarını bildirdi ve İdris (as) Allah’ü teala’ya kulluk etmeleri gerektiğini sabırla o topluluğa anlattı. Allah’ü Teala İdris (as) 30 suhuf kitap gönderdi. Cebrail (as) dört defa İdris (as) gelerek Allah’ü Teala’nın emir ve yasaklarını tebliğ etti. Kur’an-ı kerim’de ismi geçen peygamberlerden biri de İdris Aleyhisselamdır.

İdris (as) Peygamber olduğunu ispat eden birçok mucizeler gösterdi

İdris (as) , kavmine kendisinden sonra gelecek peygamberleri, Hz. Muhammed (sav)’in vasıflarını bildirdi. İdris (as) kendisinden sonra gelecek olan Nuh Tufanını ve Ahir zaman peygamberi Hz. Muhammed (sav)’ı bütün tafsilatıyla anlattı. İdris (as) Peygamber olduğunu ispat eden birçok mucizeler gösterdi.

Fakat İdris (as) kavminden pek az kimse itaat etti, İdris (as) pek çoğu ise karşı geldi. Bunun üzerine İdris (as) yaşamış olduğu Babil diyarından Mısır’a hicret etti. İdris (as) kendisine iman edenlerle birlikte Mısır’a yerleşti. Allah’ü Teala İdris (as) yetmiş iki lisanla konuşmayı nasib etti. İdris (as) her kavmi kendi lisanıyla hak dinine davet etti. İdris (as) harp aâletleri yapıp, kafirlerle cihad etti. Kur’an-ı kerim’de ismi geçen peygamberlerden biri de İdris Aleyhisselamdır.

İdris (as) İnsanlara şehir kurmayı ve idarecilik ilmini öğretti. İdris (as) 100 şehir kurdu. Bu şehirlerin en küçüğü Diyarbakır yakınında bulunan Reha şehridir. Her millet de öğrendikleri bu kaidelere göre kendi bölgelerinde pek çok şehirler kurdular.

İdris (as) İnsanlara muhtelif ilimleri de öğretti. Pek çok kişiye hikmet ve riyaziye (matematik) dersleri verdi. İdris (as) Fen ilimleri, tıp ve yıldızlarla alakalı ince ve derin meselelerden bahsetti.

İdris (as) kavmine kalem ile yazı yazmasını, iğne ile dikiş dikmesini öğretti.

Allah’ü Teala İdris (as) göklerin birleştirme, bir araya getirme, neden meydana geldiklerini, yıldızlarla alakalı derin bilgileri, senelerin sayısını ve hesab ilmini öğretti.
İdris (as) kavmine kalem ile yazı yazmasını, iğne ile dikiş dikmesini öğretti. (as)’ın öğrettiği ilimler, Allah’ü Teala’nın İdris (as) bildirmesi ile oldu.

İdris (as), uzun yıllar insanları hak dinine davet etti. İdris (as), yeryüzünün meskün yerlerini dört bölgeye ayırıp her birine bir vekil tayin etti. Bir süre sonra Aşure gününde göğe (semaya) kaldırıldı.

İdris (as) böylece Cennet’te kaldı.

İdris (as), Dünya da yaşadığı ömrünün sonuna doğru ölüm meleği Azrail (as), İdris (as) ziyarete geldi. İdris (as), Azrail’e: “Bir anlık benim ruhumu al.” dedi. Bunun üzerine Allah’ü Teala, Azrail (as); “İdris’in ruhunu al!” diye vahy etti. Azrail (as) İdris (as)’ın ruhunu aldı. Allah’ü Teala, İdris (as)’ın ruhunu tekrar iade etti.

Her nefis ölümü tadacaktır

İdrîs (as), Azrail (as); “Beni semalara götür. Cennet’i ve Cehennem’i göreyim.” dedi. Allah’ü Teala, Azrail (as)’e onu semaya götürmesini, Cehennem’i ve Cennet’i göstermesini vahy etti. İdris (as) Cehennem gösterildi. İdris (as) Cennet’e götürüldü. İdris (as) Cennet’e girince, çıkmak istemedi. İdris (as); “Niçin çıkmıyorsun?” diye sorulunca; “Allah’ü Teala, «Her nefis ölümü tadacaktır.» buyurdu.

İdris (as) Ben ise ölümü tattım dedi. Yine Allah Teala, «Herkes Cehennem’e uğrayacaktır.» buyurdu. İdris (as), Ben oraya da uğradım. İdris (as), Allah’ü Teala, «Onlar oradan (Cennet’ten) çıkmayacaklardır.» buyurdu. İşte ben bunun için Cennet’ten çıkmak istemem.” dedi. Bunun üzerine Allah Teala, Azrail’e vahy edip, İdris (as)Cennet’te kalmasını bildirdi. İdris (as) böylece Cennet’te kaldı.

Kur’an-ı kerim’de Meryem suresi 57

Bu husus Kur’an-ı kerim’de Meryem suresi 57. ayet-i kerimesinde mealen;
“Biz onu yüksek bir mekana kaldırdık.” buyrulmak suretiyle bildirilmiştir. Tefsir alimleri ayet-i kerimede bildirilen “yüce mekan”dan muradın, peygamberlik ve Allah’ü Teala’ya yakınlık mertebesi veya Cennet veya altıncı, yahut dördüncü kat sema olduğunu bildirmişlerdir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Miraca çıktığı zaman, İdris (as)’ı dördüncü kat semada gördüğünü bildirmiştir. İdris (as) ölmeden sağ olarak semaya çıkarılınca, İdris (as)’ı çok sevenler, ayrılık acısına dayanamadılar. İdris (as)’ı hatırlamak için resmini yaptılar. Yıllar geçtikten sonra gelenler İdris (as)’ın resmini tanrı sandılar, bu sebeb le çeşit çeşit heykel yapıp taptılar. Bu şekilde putperestlik meydana çıkmış oldu.

İdris (as) mucizeleri:

İdris (as) dua ederken (Bi adedil-evrak) “Ağaçların yaprakları kadar” diyerek tesbih söylerdi.
İdris (as) Yıldızlara ait ilmi bilirdi. İdris (as) kavmini imana davet ettiği zaman, İdris (as) kavmi yıldızların heyeti, durumu ve diğer hususi hallerini açıklamasını istediler.

İdris (as) kavmine tek tek Yıldızların durumunu anlattı. Astronomi yani nücum ilmi” Hz. İdris’den kalmıştır, denir. Melekler grup grup İdris (as)’ın ziyaretine gelip görünürlerdi. İdris (as) her birinin ismini, vazifesini, tesbihini bilirdi. İdris (as) havada uçup giderlerken Melekleri görürdü. İdris (as) gök yüzündeki bulutlara dağılmalarını emrettiği zaman dağılırlar ve dile gelip İdris (as)’la konuşurlardı. Allah Teala İdris (as) verdiği mucizelerdir.

Kur’an-ı kerim’in Meryem, Enbiya surelerinde İdris (as)’la ilgili haberler verilmiştir.