Kategori arşivi: Ramazan Ayı

Kadir gecesi namazı nasıl kılınır

Kadir gecesi namazı nasıl kılınır

Kadir gecesinde kılınacak olan Kadir gecesi namazı iki rekat, 12 rekat, veya 100 rekata kadar kadir gecesi namazı kılınabilir.

Kandillerde Hacet Namazı Kılmak İçin ayrıntılı bilgi için tıklayın

Kadir Gecesi namazı saat kaçta kılınır?

Kadir Gecesi namazı yatsı namazından sonra başlar , imsak vakti girinceye kadar kılınabilir.

Kadir Gecesi İbadetleri Nelerdir? daha fazlası için tıklayın

Kadir Gecesi Namazı Nasıl Kılınır?

Önce Kadir Gecesi namazı için niyet edilir.

Kadir Gecesi namazı dört rekat veya oniki rekat olarak kılınır.

”Durdum kıbleye kıblem kabeye niyet ettim senin için kadir gecesi namazımı kılmaya”

Allahu Ekber.

1 . Rekatta :

Subhaneke, fatiha suresi, ardından üç kere Kadir suresi ard arda okunur.

2 . Rekatta :

Fatiha suresi, ardından üç kere ihlas suresi ard arda okunur.

3 . Rekatta :

Fatiha suresi, ardından üç kere Kadir suresi ard arda okunur.

4 . Rekatta :

Fatiha suresi, ardından üç kere ihlas suresi ard arda okunur.

Kadir Suresi:

Kadir Suresinin Okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim.
1- İnna enzelnahü fii leyletil kadr
2- Ve ma edrake ma leyletül kadr
3- Leyletül kadri hayrüm minel fişehr 
4- Tenezzelül melaiketü verruhu fiiha bi izni rabbihim min külli emr
5- Selamün hiya hatta matla’ılfecr

Kadir Suresinin Anlamı

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyle.
1- Biz o (Kur’an) ı Kadir gecesinde indirdik. 
2- Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?
3- Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
4- Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rab’lerinin izniyle, her iş için inerler. 
5- O gece, tan yeri ağarıncaya kadar süren bir selamettir.

Teheccüd namazı Yani gece Nasıl kılınır ? öğrenmek için tıklayın

Kandil geceleri ne zaman kutlanmaya başladı

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in zamanında kandil geceleri uygulaması yoktu. Peygamberimizden 3 asır sonra bazı çevrelerce kutlanmaya başlandı. Osmanlı döneminde Padişah ikinci Selimde başladı.

Kadir gecesi ne zaman

Kadir gecesi ne zaman

 

Rahmetlerle ve bereketlerle dolu olan Ramazan ayı Altı Mayıs’ta başladı. Tüm İslam alemi, Ramazan ayının son 3 gününde yer alan Kadir gecesini bekliyor. Bu yıl Ramazan ayının içinde bulunan Kadir gecesi, 31.5.2019 Cuma gecesine denk gelmektedir. Müslümanlar Kadir gecesinde camilere giderek ibadetlerini yaparlar ve dua ederler, namazlarını kılarlar ve günahlarının af olması için Allah (C.C) tövbe ederler.

Kadir gecesi denilmesinin sebebini öğrenmek istiyorsan tıkla

 

Kadir Gecesinin Önemi Nedir ?

Kadir gecesini, Allah Teala”nın insanlığa Kur’an’ı kerimi kurtuluşu için ve  insanlığa çağrısı olarak  indirilmeye başlandığı gündür. Esenliklerin ve güvenliğin, doğruluğun her tarafa yayıldığı gündür. Arşu Alada gök sema kapılarının açıldığı gündür, İnsanların dualarının ve tövbelerinin kabul edildiği bir gecedir Kadir gecesi.

Kadir gecesi hangi gün olduğunu öğrenmek istiyorsan tıkla

Kadir gecesinde ; Allah Teala’ nın  bu gece müstakil bir sure indirdiği ve bu surede, 

A

* Kadir Gecesi bol bol Kur’an–ı Kerim okunmalıdır; Kur’an–ı Kerim okuyanlar dinlenmelidir; Camilerde ve uygun mekanlarda Kur’an ziyafetleri verilmelidir; Allah Teala’ya ve Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, o gece İnsanların İmanlarını dahada kuvvetlendirir.

  • Kadir Gecesi üzerinde namaz borcu olan kişiler nafile namazlarını kılmadan önce hiç değilse beş vakit kazaya kalmış namazlarını kılmaları daha faziletli ve makbuldür. Kaza namazı yoksa nafile namazını kılar

Süfyan-i Sevri: “Kadir gecesi namazdan sonra bol bol dua ve istiğfar etmek gerekir . Kur”an-ı Kerim’i okuyup sonrasında dua etmek daha güzeldir” demiştir (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313). Kadir gecesi ne zaman

Teheccüd namazı Yani gece Nasıl kılınır öğrenmek için tıkla

* Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e salat ü selamlar getirilmeli; 
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) ‘in şefaatini ümit edip, Onun ümmetinden olma şuuru tazelenmelidir.

* Bir Müslüman Tefekkürde bulunulmalıdır; “Ben kimim, neden yaratıldım, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah Teala’ nın benden istekleri nelerdir, neleri yapmalıyım, neleri yapmamalıyım” bu gibi konular başta olmak üzere ve kişinin hayati meselelerde derin derin düşüncelere girmeli. Kadir gecesi ne zaman

* Bol bol zikir etmeli , evrad ü ezkarda yani belli vakitlerde düzenli olarak Kur’an-ı kerim okumak, Peygamberimize salevat getirmek, zikir ve dualarda. bulunmak.

  • Kadir Gecesi küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; Anne baba ve büyüklerin küçüklerin gönülleri alınmalı; kederli olan yüzler güldürülmeli, üzgün olanların üzgünlükleri giderilmeli, yatakta hasta olanlar ziyaret edilmeli.
  • Kadir Gecesi günahlara içten samimi olarak bir daha yapmamak üzere tövbe edilmelidir, ve bol bol istiğfar edilmelidir; idrak edilen Kadir Gecesini son fırsat bilerek insan nedamet’te ve inabede bulunulmalıdır. Kadir gecesi ne zaman

Kandil geceleri ne zaman kutlanmaya başladı

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in zamanında kandil geceleri uygulaması yoktu. Peygamberimizden 3 asır sonra bazı çevrelerce kutlanmaya başlandı. Osmanlı döneminde Padişah ikinci Selimde başladı.

O zaman Minarelerde kandiller yakılarak Müslümanlara o gece Kandil gecesi olduğu duyurulurdu ve kutlanırdı. Bu sebeble ”Kandil” olarak İslam aleminde anılmaya başlamıştır.

llah Teala’ nın buyurduğu müstesna bir gecedir.

Oruçlu iken ağıran dişi çektirmek kişinin orucunu bozar mı?

Oruçlu iken ağıran dişi çektirmek kişinin orucunu bozar mı?


Oruçlu iken ağıran dişi çektirmek kişinin orucunu bozar mı? Dişi çektirirken arada gargara yaparken midenize su gitmemişse, veya Dişi çektirirken kan geldiğinde midenize kan gitmemişse orucunuz bozulmaz, ancak midenize su veya kan gitmişse bozulur. Böyle bir durum olursa bir gün kaza orucu tutulması gerekir.
Diş çekim esnasında uyuşsun diye iğne vurulması veya ilaç alınması durumunda oruca zarar verir. Böyle bir durum olursa sadece
bir gün kaza orucu tutulması gerekir.


Bazı din alimleri dolgu yaptırırken uyuşturucu iğne yapılmışsa bu oruca zarar vermez derler. Ama Bu günün şartlarında diş dokturları iftardan sonra müşteri kabul ettiğinden en doğrusu iftardan sonra dolgu yaptırmaktır.

İğne yaptırmak veya iğne ile kan vermek Orucu bozar mı?

İğne yaptırmak veya iğne ile kan vermek Orucu bozar mı?

İslam dininde genel kuralı ve kesin hüküm olarak:

hastanın veya bie kimsenin vücuduna direnç sağlamak için veya iyileşmesi için bir gıdayı veya ilacı vucudun her hangi bir yerine iğne veya serum yoluyla deri altına enjekte etmek orucu bozar.

İğne yaptırmak Orucu bozar mı?

İğne yaptıran kimsenin vücuduna bir sıvı ilave edilecekse orucu bozar.

İğneyi Vucudun her hangi bir yerine batırmakla oruç bozulmaz; İğnenin ilaç veya benzeri bir sıvıyı İğne yapılan kimsenin deri altına ilaç veya benzeri bir sıvıyı akıtması ile oruç bozulur.
Bu duruma maruz kalan kişinin iğne ile deri altına ilaç verildiyse o zaman o günün orucu tekrar kaza edilir. İğne yaptırmak veya iğne ile kan vermek Orucu bozar mı?

Kan vermek Orucu bozar mı?

Kan veren kişi şırınga ile vucudun her hangi bir yerinden kan verirse bu durumda oruç bozulmaz.

Bir kişinin Ağrısını kesmek için veya kişinin zorunlu olması gereken bir tedavi maksadıyla yapılan enjeksiyon veya deri altına iğne ile ilaç vermek , İmam Azam Ebu Hanifeye göre orucu bozar. Fakat, İmam Ebu Yusuf, İmam Muhammed ve diğer mezhep imamlarına göre bozmaz. İğne yaptırmak veya iğne ile kan vermek Orucu bozar mı?

Ramazan Orucuna ne zaman niyet edilir?

Ramazan Orucuna ne zaman niyet edilir?

İslam dininde niyet etmek, yapılacak ibadetlerin kabul olması için ön şartıdır. Niyet etmeden yapılan amelin ibadet değeri olmaz ve kabul edilmez. Niyeti etmenin asıl gerçekleştiği yer insanın kalbidir. Bu da yapılacak olan ibadete başlamak için ilk önce o ibadetin bilincinde olmakla yapılır ve gerçekleştirir. yapılacak ibadet için önce niyetin dil ile söylenmesi gerekir, kalben yapılan niyetin dışa vurulmasından ibaret olup,
yapılması dinen güzel olan şeydir . Buna göre her yapılan ibadetlerde olduğu gibi Ramazan orucunda da kalben oruç için niyet etmek yeterlidir. Ramazan Orucuna ne zaman niyet edilir?

Ramazan orucu ile günü belirlenmiş adak orucu ve nafile oruçlarda niyet etme zamanı, öğle namazına yaklaşık 1 saat kalana kadar niyet edilir. Bunun dışındaki oruçlarda yani, kefaret orucu, kaza orucu, ve adak oruçlarında günü belirlenmemiş ise “imsak”tan önce niyet edilmesi gerekir.

Hanife Mezhebine Göre:

Ramazan Ayında Oruca Ne Zaman Niyet Etmeliyiz?  

Ramazan Ayında tutulan orucun zaman ve süreleri Türkiyede Diyanet tarafından uzmanlara yaptırılarak belirlenir.
Ramazan ayında oruca niyet etmek için belirlenen zaman sahura kalktıktan sonra sahurla o gün kuşluk vaktine kadar oruca niyet edilmelidir.

Şafii Mezhebine Göre:

Ramazan Ayında Oruca Ne Zaman Niyet Etmeliyiz? 

Ramazan Ayında tutulan orucun zaman ve süreleri Türkiyede Diyanet tarafından uzmanlara yaptırılarak belirlenir. Şafii Mezhebine göre Ramazan orucuna niyet etmek imsak vakti girene kadar niyet edilir.Eğer Şafii mezhebine mensup biri imsaktan önce niyet etmeyi unutsa, niyet etmeyi unuttuğu için  o günün orucunu yine tutar fakat şafii mezhebine göre vaktinde niyet etmediği  için oruçlu sayılmadığı için o günün yerine kaza orucu tutar.

Hanife Mezhebine Göre / Şafii Mezhebine Göre

Ramazan ayında tutulamayan orucun yerine kazası , oruçların kazasına ve keffaret oruçlarına tutmak için niyet yatsı namazından sonra  imsak vakti girene kadar yapılır. İmsak vaktinden sonra yapılan niyet oruçun aslına uygun olmaz.

  Ve keffaret oruçlarına niyet ise, yatsı namazından sonra  imsak vakti girene kadar yapılır. İmsak vaktinden sonra yapılan niyetle oruçun aslına uygun olmaz.

Şafii Mezhebine Göre

Nafile oruçu tutan kişi için, kişi güneş batana kadar niyeti caiz olur. Yeter ki kişinin niyete kadar orucu bozacak birşey yapmasın.

Zekat Kimlere Verilmeli; İslam dinine göre kimlere zekat verilir.

Zekat Kimlere Verilmeli; İslam dinine göre kimlere zekat verilir.

Zekat Kimlere Verilmeli; İslam dinine göre kimlere zekat verilir. Dinimizde zekatın ihtiyacı olan  Müslümanlara verilmesinin en önemli nedenlerinden biride, en önce yoksul olan Müslüman yakınımıza vermek, veya  Müslüman toplumundaki fakir veya yoksul olan insanların manevi yönden  desteklenip  fakir ve yoksul Müslüman insanların onuruna uygun ve yakışır bir hayat standardını Müslüman yoksula kazandırmak olup ve ihtiyaçlarını gidermeleri için Ramazan ayında yapılan bir yardımdır.

Kur’anı Kerim’de zekatın nerelere ve kimlere verileceğini ve verilecek yerleri zikrederken veya tarif ederken en önce Müslüman fakirlere ve yoksullara zekatın verilmesi ele almıştır ve anlatmıştır.

Bununla birlikte zekat’in sadece fakirlere ve yoksullara  özgün olmadığı gibi bu zekat yükümlülüğü için farklı seçeneklerde olacağı gibi ve bu seçeneklerin de zekatın sarf yerleri arasında Kur’anı Kerim’de zikredilmiştir.

Zekatın kimlere verileceğini Kur-an’ı Kerim özellikle belirtmiştir, Kur-an’ı Kerim de Tövbe suresindeki 60. ayetinde zekat’in kimlere  verilebileceği ayrı ayrı belirtmiştir.

Kur-an’ı Kerim de Zekat verilecek yerler

Zekat Kimlere Verilmeli; İslam dinine göre kimlere zekat verilir. Kur-an’ı Kerim de Tövbe suresinin 60. ayetinde kimlere zekat verilebileceği ayrı ayrı bildirilmiştir

Fakir kime denir: Kendisine ve bakmakla sorumlu olduğu aile birey ve fertlerinin  geçimini sağlayacak ve ihtiyaçlarını  gidermeye yetecek kadar malı ve kazancı ve herhangi bir geliri olmayan kimselerdir .

Miskinler kimlerdir:  Miskin kendisinin  ve bakmakla ve geçimini sağlamakla yükümlü ve sorumlu olduğu kişilere yetecek kadar geliri olmamakla beraber, bu kişinin sahip olduğu mal ve kazançla çok zor geçinebilen kişidir.

Günümüz şartlarına göre ilk olarak zekat verilecek kimsenin gelirleri gündelik bir günlük belirlenen Fitre miktarından az olmalıdır, zekat verilecek kimse Müslüman olmalıdır.

Zekat verilecek kişi öncelik yakın akrabalarda varsa onlara verilir. Yakın akrabalarda yoksul yoksa  o zaman zekat en yakın komşulara verilir.

Ve en yakın komşulardan yoksul yoksa o zaman akrabaların yakın akrabalarına verilir.

islam dini eğitimi alan öğrenciler,dul yetim aylığı almayanlara verilebilir. Zekat Kimlere Verilmeli; İslam dinine göre kimlere zekat verilir. 

 

Hz. Muhammed’in zamanındaki oruç ve Kuran’da nasıl anlatılıyor

Hz. Muhammed’in zamanındaki oruç ve Kuran’da nasıl anlatılıyor

Hz. Muhammed’in zamanındaki oruç ve Kuran’da nasıl anlatılıyor Ramazan ayında tutulan oruc, Hz. Muhammed (s.a.v)in Mekke’den Medine’ye hicret ettikten  iki yıl sonra farz kılınmıştır.  Hz. Muhammed (s.a.v) sadece 8 yıl Ramazan orucu tutmuştur.

Hz. Muhammed (s.a.v) tuttuğu Ramazan ayındaki oruçları  kış mevsimine denk gelmiştir  günlerin kısa olduğu zamana denk gelmiştir.  Hz. Muhammed (s.a.v) in ömrü yetmediği için yaz günlerinde Ramazan ayı oruç’unu tutmamıştır.

Hz. Muhammed (s.a.v) ilk Ramazan ayı orucunu 624 yılının Şubat ayında tutmuştur. Hz. Muhammed Şubat ve Aralık ayları arasında oruç tutmuştur. Bu aylar kışa denk geldiğinden gündüzleri kısa geceleri uzun olduğu malumdur.

Acaba Hz. Muhammed (s.a.v)’in ömrü yaz günlerinede yetseydi ve uzun yaz günlerinde de oruç tutmuş olsaydı  orucla ilgili  yeni bir düzenleme, veya yeni bir vahiy gelirmiydi? Zira Hz. Muhammed (s.a.v)’in yaşamında bazı uygulamaların  ve ibadetlerin zaman içinde değiştiği ve bu değişimin  vahyle bildirildiği malumdur. Hz. Muhammed’in zamanındaki oruç ve Kuran’da nasıl anlatılıyor.

Hz. Muhammed (s.a.v) oruç konusunda da değişim olmuştur.

 

Nasıl olduğunu nlatalım…

Müslümanlara Ramazan ayında oruc ilk farz kılındığında aynen Müslümanlar da Muharrem orucu gibi tutuyordu.  Muharrem orucu tutmayı Araplar Yahudilerden öğrenmişlerdi. Müslümanlar Muharrem orucunda yalnızca tek öğün yerdiler. Ve bir sonraki günün orucu yatsı vaktiyle birlikte başlardı. Akşam ezanıyla açılan oruç, yatsı ezanıyla başlardı niyet edilerek devam ederdi. O dönemde akşam ile yatsı arasında yemek ve içmek serbesti cinsellik yasaktı.

Ancak bu kurallar bazı hadiselerden sonra değişti.

Değişim Bakara Suresi 187. Ayette vahy yoluyla bildiriliyor

Bakara Suresi 187. Ayette oruç gecelerinde iftardan sonra cinsel ilişkinin serbest bırakıldığı ve oruca niyet etme başlama vakti şöyle bildiriliyor, oruca başlamak için siyah iplikle beyaz ipliğin arasındaki farkın ayırt edilecek kadar havanın aydınlanmasının esas alınması gerektiği belirtilmektedir. Ayette şöyle deniliyor:

Oruç gecelerinde( iftar açtıktan sonra imsak saatine kadar ) kadınlarınızla  cinsel ilişki size helal kılındı… Allah bu yüzden (sahabelerden bazıları iftarını açtıktan sonra gece cinsel ilişkiye girdiklerini peygambere söylerler)sizin kendinizi yiyip bitirdiğinizi bildiği için tövbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık eşlerinize zevcelerinize serbestçe yaklaşın… Tan yerinin ak ipliği kara ipliğinden (imsak vakti girinceye kadar) ayırd edilinceye kadar yiyin için. Daha sonra da gece (imsak vakti girince oruca başlayın )oluncaya değin orucunuzu tamamlayın…

İslamiyetten önceki dinlerde oruç ibadeti var mı ve nasıl tutuluyordu? 

İslamiyetten önceki dinlerde oruç ibadeti var mı ve nasıl tutuluyordu? 

İslamiyetten önceki dinlerde oruç ibadeti var mı ve nasıl tutuluyordu?  Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur“Ey iman edenler! Allah’hu Tealaya ve emirlerine karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz ( Müslümanlıkta, geçerli bir özür olmadıkça kesinlikle yapılması gereken, yapılmaması günah sayılan Allah’hü Tealanın buyruğu.) kılındığı gibi, size de farz kılındı.” (Bakara, 2/183) buyrulmaktadır. Oruç ibadetinin  İslam dininden önce de Oruç ibadetinin yapıldığı ve İslam dinindeki Oruç ibadetinden farklı  olsa diğer dinlerdede uygulanan bir ibadet idi. Üsteki ayeti kerimede, Müslümanlara oruç ibadetinin sadece kendilerine farz kılındığı gibi daha önceki kavimlerde ve dinlerde olduğunuda hatırlatılarak Ruhsal açıdan oruca hazırlanmaları sağlanmıştır.

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in mensubu olduduğu Kureyş kabileside aşura günü oruç tutarlardı. Hz. Muhammed (s.a.v.) Medine’ye hicret edince, Medinedeki Yahudileri aşure günü oruç tuttuğunu görünce Hz. Muhammed (s.a.v.) de o gün oruç tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını emretti. Ramazan orucu farz kılınınca Hz. Muhammed (s.a.v.), aşure orucu için “İsteyen tutsun, İsteyen tutmasın dedi.” İslamiyetten önceki dinlerde oruç ibadeti var mı ve nasıl tutuluyordu? 

Yahudiler ve Hıristiyanlar

Kur’an-ı Kerim’de geçen ayette  “Sizden öncekilere…” ifadesindeki maksat  Yahudiler ve Hıristiyanlardır; çünkü Müslümanların tanıdığı ve bildiği  Ehl-i kitap’tan olan gayrimüslimler bunlardır. Yahudi ve Hristiyanlara da daha önce Ramazan orucu farz kılınmıştı. Yahudi ve Hiristiyanlar bu ibadeti değiştirmiştir Ramazan orucunu Yahudiler bir günlük oruca dönüştürmüşlerdir. Hristiyanlar ise, Ramazan orucunun çok sıcak günlere denk gelince Ramazan orucunu yaz kış arasında ılımlı bir mevsime aktarıp, Hiristiyanlar keffaret olarak ta on gün oruç daha eklemişlerdir.

 

Yahudiler, ekim ayında gün batımından ertesi günün gün batımına kadar bir gün oruç tutarlar, bu bir günlük oruç sayesinde tüm işledikleri günahların bağışlandığı gün olarak kabul ederler. Yahudiler bu farz kılınmış oruç gününe “kipur” adını verirler. Yahudiler yılın farklı günlerinde tuttukları başka farz ve nafile oruçlar da vardır. Hz. İsâ kendisine Peygamberlik gelmeden önce kırk gün oruç tuttuğu için Hıristiyan din adamları bunu da ibadet olarak telakki etmişlerdir (Matta, 6/16).

Zekat kimlere verilir; zekat verilecek yerler nerelerdir?

Zekat kimlere verilir; zekat verilecek yerler nerelerdir?

İslam dininde zekatın verilmesinin en önemli amaçlarından biri, çevremizdeki veya toplumdaki fakir olan yoksul olan insanların manevi olarak desteklenip  fakir ve yoksul insanlarında onuruna yakışır bir hayat standardı kazandırmak ve ihtiyaçlarını gidermeleri için yapılan bir yardımdır. Zekat kimlere verilir; zekat verilecek yerler nerelerdir?

Kur’anı Kerim  zekatın nerelere verileceği yerlerin zikrederken en önce fakirlere zekatın verilmesi ele almıştır. Bununla beraber sadece fakirlere özgün olmadığı gibi bu yükümlülük için farklı seçeneklerde olduğu için bu seçeneklerin de zekatın sarf yerleri arasında zikredilmiştir.

Kur-an’ı Kerim de zekatın kimlere verileceğini özellikle belirtmiştir, Kur-an’ı Kerim de Tevbe suresinin 60. ayetinde kimlere zekat verilebileceği ayrı ayrı sayılmıştır.

Kur-an’ı Kerim de Tevbe suresinin 60. ayetinde şöyle buyurulur: Sadakalar (zekatlar) Allah-u Tealadan   farz olarak en önce  fakirlere verilir, hiç bir malı ve geliri  olmayan yoksullara yani miskinler , zekat’ı toplamak için çalışanlara, kalpleri İslam’a ve islam dinini kabul edeceklere ve ısındırılacaklara verilir, ve zekat kölelerede verilir, borçlu olanlara borçlarından kurtulmaları için borçları yüzünden geçimleri zora giren kişilere verilir, Zekat Allah yolunda olanlara ve bunun için çalışanlara hizmet edenlere ve yolda kalmışlara  verilir. Allah bilendir, hakîmdir.?

Zekat verilecek yerler

Zekat kimlere verilir; zekat verilecek yerler nerelerdir? Kur-an’ı Kerim de Tevbe suresinin 60. ayetinde kimlere zekat verilebileceği ayrı ayrı belirtilmiştr

Fakirler: Kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin ihtiyaçlarını gidermeye yetecek kadar malı ve kazancı olmayan kimselerdir .

Miskinler:  ise kendisine ve geçimini sağlamakla yükümlü kişilere yeterli olmamakla beraber, sahip olduğu mal ve kazançla kıt kanaat geçinebilen kişidir.

Zekât işlerinde çalıştırılan memurlar: Zekatı toplamakla ve dağıtmakla görevli olan kişiler. Bu kişilerinde bu zekat işini devletin kontrol ve idaresi altında yapmasıdır.

 

Kalpleri kazanılmak, İslam’a ısındırılmak : Müslümanlara faydalı olacakları düşünülen kişilerdir. Kalpleri kazanılmak, İslam’a ısındırılmak tanımına göre  Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar olarak ikiye ayrılır.

1. Müslüman olmayanların kalplerinin kazanılması ile kendilerinin veya onlarla birlikte hareket eden veya onlara bağlı olan kişilerin İslam dinine girmeleri umulur veya bu kimselerden veya yakınlarından gelebilecek kötülüklerden korunmak için.

2. Müslüman olanların kalplerinin İslâm?a daha çok ısındırılmasında ise şu maksatlar güdülür.

Boyunduruk altında olan veya başkalarının koruması veya himayesi altındaki kişiler için pay ayrılmasından söz edilir. Ayetin bu ifadesi, o dönemlerde zekatın kullanılmasındakı amaç köleliğin tedricen kaldırılması içindir.

Borçlular: Borcu olan kimsenin veya borcundan başka malı ve mülkü bulunmayan kimselerdir. Ve burdada kendi ihtiyacı için borçlanan kimseler veya toplumun menfaati için borçlanan kimseler olarak  iki kısma ayırılmıştır.

Fi Sebilillah (Cihad eden kişiye): Kur-an’ı Kerim de Tevbe suresinin 60. ayetinde zekat verilecek yedinci grup ise fi Sebilillah terimi belirtilmektedir. Kelime anlamı Allah yolunda demek olan fi Sebilillah tabirinin anlamları şunlardır:

1. Allah-u Teala’nın rızasına uygun ve Allah-u Teala yaklaşmak amacıyla yapılan her türlü hayr ve hayırlı işte çalışan kimse.

2. İslam dinini  yüceltmek ve İslam dini  için bilfiil cihadda (savaşta) bulunan. Allah-u Teala’nın yolunda fi Sebilillah tabirinin, Allah yolunda cihad edenler  için de zekattan  pay  ayrılması gerektiğini Kur-an’ı Kerim de Tevbe suresinin 60. ayetinde bildirdiği açıktır.

 

Oruç Tutmanın İnsana Faydaları Nelerdir?

Oruç Tutmanın İnsana Faydaları Nelerdir?

Oruç Tutmanın İnsana Faydaları Nelerdir? Orucun insan beden sağlığına  faydaları şöylece sıralayabiliriz:

Oruç tutmak sağlıklı sıhatlı yaşamanın  anahtarıdır.

Bir sene boyunca çeşitli yemeklerle ve içilen meşrubatla yorulan, sindirim sisteminde ve organlarımızın dinlenme, yenilenme ve toparlanma, organlarımız güçlenir  ve kuvvet kazanma 1 ay boyunca bu imkânları hazırlar.

Devamlı çalışan bir aracın, makinanın nasıl muayyen zamanlarda nasıl bakımı yapılması gerekirse, bunun gibi insanlarda yorulan sindirim organlarıda da hiç olmazsa yılda bir ay süreyle dinlenmeye ve bakıma ihtiyac duymaktadır . Bu ihtiyacı da en iyi şekilde bir tek oruç ibâdeti yapmaktadır.

Ramazan ayında Oruç tutmak insanın ömrünü uzatır. Ramazan ayında Oruç tutmak, insanın sıhhatının devamını ve gençlik çağının uzamasını organların kendini yenilemesini te’min edebilir. Uzun süre hasta olan ve uzun süre yaşayan bir hasta, o insan uzun ömürlü sayılmaz. Çünkü uzun ömür, kişinin vücudunun dinç ve sağlam,sağlıklı kalması demektir.

Ramazan ayında Oruç tutmak vücudun açlığa ve susuzluğa karşı mukavemetini ve direncini arttırır. İnsana açlığa karşı dayanıklılık, sabır etmeyi ve tahammül gücünü artırır.

Oruç tutan kişi, 1 gün içinde iki defa yemek yer: Birisi akşam  iftarda yemek yer, diğeri de gece yarısı sahurda yemek yer.

Ramazan ayında Oruç tutmak, aynı zamanda, çalışan kimseler için sağlıklı yaşamaları için rahatlık kaynağıdır. Ramazan ayında Oruç tutmanın verdiği hafiflik ve rahatlık sâyesinde iç organlarımız Oruç tutmadığımız günlere göre çok daha rahat çalışırlar. İç organlarımızın rahat çalışması, bütün vucudumuzda bir hafiflik ve zindelik ve rahatlık meydana getirir. Ramazan ayında oruç tutarak kendimizi kuş gibi hafif hissetmemizin nedeni, oruç tutmanın verdiği bu rahatlık, huzur ve zindeliktir.

Aslında, akşam iftarda ve gece sahurda aşırı yemek içmek, ve yemekle mideyi tıkabasa doldurmak da doğru bir şey değildir. Çünkü o zaman bedenin ve ruhumuzun dinlenmesine, rahatlama imkanı vermemiş oluyoruz, oruçtan beklenen sonucun veneticenin faydası olmaz.

Oruc tutmanın vücut ve ruh sağlığı açısından taşıdığı önemi Hz. Muhammed (s.a.v) hadis-i şeriflerinde   buyurmuşlardır:
“Oruç tutun  çünkü! Vücudunuz sağlam olsun, sıhhatli olsun.”

“Her şey’in bir zekâtı vardır. Vücudun zekâtı da oruçtur.”